Sana uygun olup olmadığını asla denemeden bilemezsin

Sana uygun olup olmadığını asla denemeden bilemezsin

2006'da mezun olduktan sonra, 2020'nin sonuna kadar hem akademi hem endüstride, hem Türkiye'de hem de yurt dışında hep kurumsal organizasyonlarda çalıştım. Dolayısı ile çalışmak istediğim projeleri de birlikte çalışmak isteyeceğim insanları da seçme şansım çok fazla olmadı.

Son birkaç yılım ise artık gerçekten motivasyonumun sadece para kazanmaya döndüğü, daha doğrusu çalıştığım işlere para için katlandığım yıllar olarak geçti. Bu yıllar içinde de iyi projeler bitirdim ama sabahları alarm çaldığında kocaman bir "offff" çektiğim, yataktan çıkana kadar bilmem kaç kere alarmı ertelediğim ve en sonunda ofise saat 10'da zorla gittiğim yıllardı.

Önyargılarım

Freelancer olma kararımı uygulamaya koymamın önündeki en büyük engel alışkanlıklarımdı. Her ayın başında maaşımın banka hesabıma yatıyor olması büyük bir etkendi. Ama sanırım yıkmam gereken en büyük engel önyargılarımdı. "Evden iş yaparak bir kariyer yürütmek" gibi bir kavram pandemiye kadar zihnimde belirgin bir yere sahip değildi. Evden iş mi yapılırdı ? İş yaptığını hissetmen için üstünde resminin bulunduğu, isminin ve o havalı unvanının yazılı olduğu kartın boynunda asılı olması lazımdı. Öğlenleri bir saatlik aralarda da mutlaka o kahveciye gidilmeliydi.

Deneyim

2021 yılı başında şirketimi kurarak freelance çalışmaya başladım. Enerjimin uyuşmadığı insanlardan gelen işleri yapmak istemediğimi açıkça belirtebildim. Sevmediğim konulardaki işleri yapmak istemediğimi de açıkça belirtebildim. Freelance hayat konusunda hemen hemen hiçbir bilgim olmamasına rağmen, aylar içerisinde bu oyunun kurallarını öğrendim. Freelancer çalışmak; aynı anda birden fazla müşteriye iş yapmak imkanı tanıdığı gibi dünyanın herhangi bir yerindeki bir şirkette full-time ya da part-time çalışma imkanı da tanıyordu. Hangisinin bana uygun olduğunu keşfetmek için denemem gerekiyordu.

Bu yıl içerisinde iş dışında birkaç değişik üniversite öğrencisine eğitimler verdim. Bilgimi paylaşmak, henüz hayatının ve kariyerinin başında olan genç insanlara yaptığım yanlışları ve doğruları anlatmak, daha da önemlisi bunları anlatırken bir patronun gelip de neden o saatte çalışmıyor oluşumu sorgulamaması rahatlığı ile yapmak kariyerimin 15. yılında eriştiğim bir lükstü.

Zorluklar

Geride bıraktığım yaklaşık bir yıllık süreç sadece pozitif duygularla dolu geçmedi elbette. Zaman zaman motivasyonumun düştüğü, zaman zaman ise endişelendiğim dönemler de yaşadım. Ancak bu işi başarabileceğime inanmaktan öte, bu işi başarabileceğimi her zaman biliyordum. Aylar geçtikçe kat ettiğim yolu görmek beni hep daha çok motive etti.

Mutlaka denemelisin

Freelancer çalışma hayatı, elbette herkese uygun değil. Ancak herkesin mutlaka bir şekilde denemesi gereken; kendisine uygun olmadığını denemeden bilemeyeceği bir yaşam tarzı. Bu oyunun en büyük kuralı, harcanan zamanın üretilen değerden farklı olduğunu anlamak ve sürekli kendinle yarışmak. Freelancer hayat tarzı, önyargıları yıkmak gereken bir bir yaşam biçimi - sana uygun olup olmadığını asla denemeden bilemezsin!

Aşağıdaki fotoğrafta ortadaki güzel kızın adı Cha Cha. Henüz freelancer olarak çalışmaya başlamadan önce arabamın kaputundan çıkardım. Sağdaki güzel kız Rumba; ben işe gittiğimde Cha Cha evde yalnız kalmasın diye sahiplendim. Soldaki yakışıklının adı Gauss. Freelancer olarak çalışmaya başlamadan 1-2 ay önce sahiplendim; ben aldığımda zatürre geçiriyordu.

Aşağıdaki iki yakışıklı kardeşten öndeki Alex, arkadaki Pasteur. Bu iki yakışıklının gözlerinde katarakt var ve görüşleri çok zayıf. 2-2.5 yaşlarını doldurduktan sonra göz bebeklerinin büyümesi durduğunda katarakt ameliyatı olabilme ihtimalleri var. Freelancer olarak hedeflerimden bir tanesi bu iki yakışıklıyı ışıkla tanıştırmak.

Pasteur'ü yakalarken elimi ısırmıştı ve ben de tedbir amaçlı kuduz aşısı olmuştum 3 doz. İsmi o yüzden Pasteur :) Alex, Alex de Souza'dan geliyor, Gauss, Friedrich Gauss'tan geliyor, Cha Cha ve Rumba ise ben dans ediyor olduğum için isimlerini öyle aldılar.

Artık çoğu sabah alarmdan önce uyanıyorum (alarm 07.15); kedilerle biraz oynadıktan sonra çalışma odasına hevesle gidiyorum. Biliyorum ki emek verdiğim her gün beni büyütüyor. Beni motive eden faktörler sanrım özgürlük ve sürekli büyüme potansiyeli. Ben büyüdükçe hedeflerim benden önce büyüdüğü için hiçbir zaman hedeflerime tam anlamıyla ulaşamayacak olsam da gittiğim yolun doğru olduğunu biliyorum.

Ah be Zekeriya; o tweet'i daha önce atacaktın.

Sevgiler, Bertan (Twitter / LinkedIn)