Hayatımın iplerini kendi ellerime aldım

Hayatımın iplerini kendi ellerime aldım

Akademik kadroya alınmamış, geliri olmayan, +8 yıllık ilişkisi ve ~30K lira KYK borcu ile hayatta ne yapacağını bilemeyen, kendini sıkışmış hisseden birini düşün: Freelancerlık öncesi Ali Kemal ile tanıştığına memnun oldum. Özellikle bugünlerde muhtemelen sen de benzer şeyleri hatta belki daha fazlasını yaşıyor, hissediyorsun. İnan bana yalnız değilsin. Ülkemizdeki “köşeye sıkışmış” milyonlarca insandan yalnızca birisin. Bu kısa yazının tek bir amacı var: Ali Kemal’in -yani ben- hikayesini paylaşmak. Bu hikayeden neler çıkaracağın, hayatına bir etkisi olup olmayacağı tamamen senin elinde. Şimdi girizgahı bitirip hikayenin detaylarına inme zamanı.

Ben Ali Kemal Şerbet. ‘95 İstanbul doğumluyum. Lisansta Uluslararası İlişkiler, yüksek lisansta Savaş Araştırmaları üzerine eğitim almış ve hayatını mobil uygulamalar geliştirerek kazanan alaylı bir yazılımcı ve girişimciyim. Bugünden geçmişe dönüp yaptıklarıma baktığımda söylediğim tek şey “iyi ki”; freelancer olmayı düşünen sana hayat felsefen yapmanı önereceğim şey ise “Asla pes etme, her zaman ayakta dur, sona kalan ol”. Bunların neden boş kişisel gelişim tavsiyesi olmadığını göstermek için filmi biraz geriye sarıp hızlı bir özet geçeyim.

Dünyanın en iyi 7. üniversitesinden kabul alıp Başbakanlık bursu aldım; fakat aynı sene Başbakanlık -ve dolayısıyla burs- kaldırıldığı için İngiltere’ye gitmeme 1 ay kala bu hayalimden vazgeçmek durumunda kaldım. Takip eden sene yüksek lisansa başladım. İkinci senemde araştırma görevlisi kadrosuna başvurup listede ilk sıraya yerleştim; fakat bu, kadroya alınmam için yeterli olmadı. Burada saymadığım diğer tüm olaylar bir araya gelince hayatıma dair çok önemli bir karar aldım: “Bundan sonra hayatımın iplerini ‘tamamen’ kendi ellerime alacağım. Başarılı da olsam, başarısız da olsam bu tamamen benden kaynaklanacak”.

İşte bu kararı aldıktan sonra artık bir yerde çalışma olanağım yoktu. Çünkü bir yerde çalıştığımda ipler birlikte çalıştığım ekibin ve son noktada da patronun ellerinde olacaktı. Hayatımın merkezine koyduğum bu yeni prensibi çiğnememek için her şeyi yapardım; fakat aynı zamanda hayatımı idame ettirecek parayı da kazanmam gerekiyordu. Beni her koşulda destekleyen harika bir ailem ve ne olursa olsun yanımda olan bir kız arkadaşım vardı - kendileri şu an eşim olmakta. Ama bu konfor alanına sığınıp pasif kalamazdım. Prensibimi çiğnemeden hayatımı kazanmanın tek bir yolu vardı: Freelancerlık.

Freelancerlık hayatıma yeni girmiş bir kavram değildi. Öncesinde çevirmenlik, internetten video templateler indirip düzenleyerek satmak vs. pek çok şey yapmıştım. Ama artık freelancerlığı ek gelir olarak değil tam zamanlı iş olarak görüyordum.

2019 yılında  hikayesini bu siteden okuyabileceğiniz 12 yıllık arkadaşım, kardeşim Muhammed Furkan Yılmaz ile Pendik’te bir kafede oturup planlamamızı yaptık.

Freelancer olarak hizmet vereceğimiz sektör belliydi: Yazılım. İkimiz de yazılımcı olmadığımız için insan üstü bir çabayla sürekli çalıştık, çok çalıştık. Ufak tefek işler aldık verdik, kendimizi geliştirdik. 2020 yılında kendi yazılım ajansımız Etrexio Digital Solutions’ı kurduk. Çok geçmeden ilk işlerimizi almaya başladık. İlk ciddi işimizde Alman bir müşteri onun için mobil uygulama yapmamızı istiyordu. Planlı, sistemli bir süreç yürüttük, başarılı bir şekilde tamamladık ve kendimizi geliştirmeye devam ederek yeni projeler aldık, teslim ettik. Hem bilgimizi, hem freelance kültürümüzü hem de şirketimizi büyüttük.

Home | Etrexio

Etrexio şu an dünyanın dört bir yanında müşterilerine hizmet eden küçük ama başarılı bir yazılım ajansı. Yazının başında bahsettiğim kız arkadaşım Tuba ile bu sene evlendik. Furkan ile birlikte kurucu ortağı olduğumuz ve CTO’luğunu yürüttüğümüz girişimimiz Omnicourse yatırım aldı ve yakında harika yerlere geleceğine inanıyorum. Benim hikayemdeki dönüşümün hızı belki dikkatini çekmiş olabilir. Hikayemi kuş bakışı ama bir o kadar detaylı anlatmaya çalıştım çünkü inandığım önemli bir şey var: Sistemli ve planlı bir freelancer olursan hayatının iplerini eline alabilir ve böyle bir dönüşümü hızlı şekilde yaşayabilirsin.

Yazının devamında soru-cevap şeklinde nokta atışı kısa bilgiler vermenin işini kolaylaştıracağını düşünüyorum. O yüzden bundan sonrasını hayali bir ropörtaj gibi yazacağım.

Yazılım alanında yeni mezunlara/yeni başlayacaklara tavsiyelerin neler?

İlgi duydukları/üretmek istedikleri alanda çok yoğun şekilde çalışmalarını ve kendileri için projeler üretmelerini öneriyorum. Böylece çok kısa süre içerisinde hem yetkinliklerinin arttığını hem de müşterileri etkileyecek harika bir portfolyoya ulaştıklarını görecekler.

Hangi freelancer platformlarında çalışıyorsun?

Fiverr’da da hesaplarımız olmasına rağmen şu anda sadece Upwork üzerinden hizmet veriyoruz. Bunun da iki sebebi var: Upwork’teki komisyon oranlarının daha kabul edilebilir olması ve müşterilerin daha kaliteli olması.

Ali Kemal S.
Upwork Freelancer Ali Kemal S. is here to help: Flutter iOS & Android Mobile App Developer

Profilini hazırlarken nelere dikkat ediyorsun?

Öncelikle profil fotoğrafı yüzü net göstermeli ve arka planda dikkat çekecek bir renk olmalı. İş verenler freelancer ararken aşağıya doğru uzayan bir liste gördüklerinden dikkat çekici renkler öne çıkmak için önemli. Buna ek olarak okuması kolay, emojilerle desteklenmiş kısa ve net bir profil açıklaması yazmak çok çok önemli. Çalıştığın alana uygun anahtar kelimeleri de doğru yoğunlukta kullanırsan aldığın davet sayısı inanılmaz şekilde artıyor.

Portfolyo nasıl oluşturulmalı?

Her şeyden önce estetik olmalı. Her proje için mutlaka bir kapak fotoğrafı yapılmalı bence. Uygulama içi ekran görüntüleri de mutlaka mockup ile verilmeli. Eğer yeni başladıysan ve portfolyon yoksa önce kendin için projeler geliştirmelisin. Bu sayede hem teknik kabiliyetini arttırabilir hem de müşterileri etkileyecek portfolyonu oluşturabilirsin.

Doğru müşteri nasıl anlaşılır?

İnsan tanımak zaman içerisinde kazanılan bir yetenek. Çalışma stili uymayan yahut kötü niyetli müşteriler her zaman olacak. Müşteriyi analiz etmenin en iyi yolu bence görüntülü konuşup tanışmak. Dolayısıyla her başvuru mektubunun sonunda müsait olduğunda kısa bir Zoom toplantısı yapalım demek gerekiyor. Eğer müşteri projesiyle ilgili sorulara hazırlıklıysa, düzgün yanıtlar veriyorsa ve kaliteli bir iletişim kurabiliyorsa, o müşteri yüksek ihtimalle iyi bir müşteridir.

İngilizce bilgisi ne kadar önemli?

İyi bir freelancer olmak için iyi bir İngilizce “must”. Eğer görüntülü toplantı yapabilecek kadar İngilizce ve/veya özgüven yoksa önce bu alana yoğunlaşmak daha doğru diye düşünüyorum. Zira yazışarak alınacak projelerin bütçeleri, toplantıyla alınan projelerin yanında inanılmaz küçük kalıyor. Müşteri çok para ödeyecekse güvenmeli, güvenmesi için de sizi görüp tanımalı.

Freelancer olmanın zor tarafları neler?

Avantajlarını herkes söylediği için ben dezavantajlarını söyleyeyim. İş ve özel hayat dengesini tutturmak bazen zorlayıcı olabiliyor. Dolayısıyla işleri ertelemeden zamanında yapmak ve kendine zaman ayırmak çok önemli. Ayrıca maaştan farklı olarak freelancerın düzenli bir geliri olmuyor. Bir ay çok kazanıp 3 ay tek kuruş kazanmayabilirsiniz. Bu yüzden öz mali disiplini edinmek iyi bir freelancer olmak için zorunluluk. Yoksa gelirinizi arttıracak doğru konumlanmayı yapmanız mümkün olmayacaktır.

Müşteri iletişiminde kullandığın taktikler neler?

Bence en büyük sıkıntı müşteriyle sürekli toplantı yapmak. Bundan kurtulmanın yolu da müşteriyi düzenli olarak (örneğin her pazartesi) projesiyle ilgili bilgilendirmek. Bunu sürekli yapar ve müşteriyi alıştırırsanız bir süre sonra toplantı istemediğini göreceksiniz. Ek olarak en büyük avantaj dürüst olmak. Müşteriye asla yalan söylememek kullanılabilecek en büyük taktik. Ne yazık ki insanlar gereksiz yere yalan söylediğinden -ve bu çok kolay anlaşıldığından- müşteri -teklif daha pahalı bile olsa- dürüst olanı tercih etmeye her zaman daha meyilli oluyor.

Birlikte İhracat’ın freelancerlığıma katkısı

Freelancer genelde yalnız kurt olduğundan çoğu zaman hem teknik hem de psikolojik olarak zor duruma düşeceksiniz. Böyle anlarda sizinle aynı sorunları daha önce tecrübe etmiş  bir topluluğun üyesi olmak inanılmaz moral ve zaman faydası sağlıyor. Uzun zamandır freelancerlık yapıyor olduğumuz halde ben de Furkan da hala Birlikte İhracat sayesinde pek çok şey öğreniyor, freelance kültürümüzü geliştiriyoruz. Tam zamanlı freelancer olmaya karar verdiyseniz Birlikte İhracat’a katılmanızı mutlaka öneririm.