Freelancerlık zafer değil bir sefer

Freelancerlık zafer değil bir sefer

Selam. Ben Evrim, 35 yaşındayım. Grafik tasarıma yaklaşık 11 sene önce bir dijital reklam ajansında başladım. Üniversitede okuduğum bölüm tamamen alakasızdı bu alandan. Üniversite ikinci sınıfta grafik tasarım alanına ilgi duyduğumu fark ettim ve okulu bitirdikten hemen sonra bu alana yöneldim. Bölüm değiştirme gibi bir şansım yoktu. Üniversiteyi de yarım bırakamazdım. Bir yandan aileme destek olmak ve harçlığımı çıkarmak için farklı farklı küçük işlerde çalışıyordum ama hayalim bir gün tasarım yapabilmekti. Ergenlik döneminden itibaren, ne istediğimin farkında olmak ve onun peşinden gitmek (ya da gitmeye çalışmak) benim için çok önemli bir hale gelmişti. Ailem de sağolsun beni hep desteklemeye çalıştılar yönelimlerim konusunda. Bu yüzden hayal, istek, hedef (ne demek istersiniz) onların peşinden gitmeyi bir alışkanlık haline getirdim zamanla. Ki bizim gibi yeni şeylere pek açık olmayan bir kültürde, çok fazla moral bozucu söylemle karşılaşmak gündelik hayatın bir parçası olmasına rağmen bir süre sonra insan bağışıklık kazanıyor bu tür durumlara karşı. :) Hatta “Neden olmasın?” diye daha da inada bindirebiliyorsunuz. Bir tür avantaj olarak da düşününebilir aslında bu durum.

Hayallerimdeki ajanslardan birine stajyer olarak girip, çalışmaya başladıktan ve deneyim edindikten bir süre sonra bu işin böyle gitmeyeceğinin farkına vardım. Ajanstan ayrılarak aile şirketinde abimle beraber çalışmaya karar verdim. Yaklaşık 5 sene aile şirketinde, önceki iş deneyimlerimi de bir şekilde kullanabileceğim bir şekilde çalıştım. Beşinci senenin sonunda kendimi müthiş derecede sınırlandırılmış hissediyordum. Çok mutsuzdum. Ajanstan istifa etmek gibi de değildi aile şirketinden ayrılmak. Aile bağlarımızı da zedeler bir hale gelmişti iş. Eşimle beraber çok zor bir karar verip, şirketten ayrıldım. Benim için çok zor bir süreçti. Hala da sancılarını çekiyorum maalesef.

Online para kazanmak, uzaktan çalışmak, pasif gelir yaratmak gibi kavramlar çok ilgimi çekiyordu. Önce freelance işler almaya başladım. Online para kazanmayı kafaya takmıştım. :) Freelance iş alırken bir yandan da  dropshipping, mobil oyun gibi alanlarda pek çok girişimim oldu. İstediğim özgür çalışma şeklini ve geliri hala elde edememiştim, aramaya ve denemeye devam ettim. Bu süreçte sevgili eşim en büyük destekçim oldu. Evdeki iki gelirden biri artık düzenli değildi ve bizim gibi maaşa alışkın kişiler için düşüncesi bile zordu düzensiz gelirin. Bu konu üzerine çok düşündük, konuştuk ve o şekilde istifa ettim. Tek başıma olsam muhtemelen bu girişimlerimi tam zamanlı bir iş ile paralel olarak ilerletmem gerekirdi. Onun kurumsaldaki düzenli işi bizi hayallerimize götürecek maddi desteği sağladı diyebilirim.

Sonraları bir arkadaşım sayesinde Canva template’lerini Etsy, Creative Market gibi sitelerde dijital ürün olarak satabileceğimi öğrendim ve bu çok ilgimi çekti. Uyurken döviz kazanabileceğim bir iş! Hem de ürün dijital olduğu için stok derdi olmadan sınırsızca satabilirdim. Oldukça talep de vardı bu ürünlere. Youtube’dan bu konuyla ilgili pek çok video izledim, eğitimler satın aldım. Ve sonrasında kendime bir niş seçip, ürünlerimi hazırlamaya başladım. Hemen sonra Etsy dükkanımı açtım ve satışlar yavaş yavaş başladı. Sabah uyandığımda satış olmuş olması muhteşem bir duygu! Creative Market’taki dükkanım için 4 kere başvuru yapmam gerekti ama hiç sorun değildi çünkü eninde sonunda açılacağını biliyordum. :) Online dükkanımlarımla paralel olarak nasıl döviz kazanabilirim diye düşünürken çok yakın bir arkadaşım sayesinde Birlikte İhracat’tan ve Upwork’ten haberim oldu. Bu oluşuma dahil olma fikri bile benim için çok heyecan vericiydi çünkü freelancerlık & online iş girişimlerim hakkında birileriyle konuşmak, bilgi/deneyim alışverişi yapma ihtiyacı duyuyordum. Bu oluşuma dahil olmak muazzam oldu benim için. Kanalda çok aktif olamasam bile yazılanları sonradan okumak bile çok şey katıyor. Birlikte İhracat sayesinde Upwork’ten iş almaya başladım. Upwork maceramın daha çok başındayım. Toplulukta her gün iş alan arkadaşlar görmek beni inanılmaz mutlu ve motive ediyor. Çok yakın bir zamanda da Canva’nın “Creators” programına davet edildim. Canva’nın kütüphanesi için de içerikler tasarlıyorum artık. Bu da pasif gelirlerimden biri olacak.

O kadar mutluyum ki, resmen ‘kendimi gerçekleştirmiş’ hissediyorum. Hep bir şeyler eksik gelirdi iş tarafında, “sevdiğim işi yapıyorum ama” derdim. “Ama” o şekilde kalırdı. Yine sevdiğim işi yapıyorum yani grafik tasarım alanında çalışıyorum ama ipler tamamen benim elimde. Günlük programımı ben belirliyorum ve bu özgürlük duygusu gibisi gerçekten yok.

Şimdi biraz soru/cevap yapalım. :)

Çalışma masanı nasıl düzenliyorsun?

Her sabah çalışma masamı temizler ve düzenler öyle başlarım işe. Masa üstünde çok bir şey olmasını sevmiyorum. Olabildiğince minimal ve sade olmasına özen gösteriyorum. Etrafın dağınık ya da karışık olması dikkatimi dağıtıyor. Maalesef biraz zaman kaybettirici bir durum ama napalım. :)

Neden para kazanmak istiyorsun? Hayallerin neler?

Dilediğim yerden çalışmak, istediğim gibi seyahat edebilmek ve daha çok bağış yapabilmek için istiyorum. “İstediğim zaman istediğim yere taşınabilme” fikri bile özgür hissettiriyor. Hayallerim arasında dönem dönem farklı ülkelerde yaşamak var.

Seni freelancer olmaya iten sebepler neler?

Sıkışmışlık hissi, her sabah işe zorla gitme ve kısır döngüde süregelen mutsuzluk.

Neden ihracat?

Gelecek kaygısı olmadan özgürce plan yapabilmek için.

İdeal freelancer tanımım:

Whatever is good for the soul, do that.

Moralim bozuldugunda ne yapıyorum?

Bi’ dışarı çıkıp yürüyüş yapıyorum. Ruh halime hareket etmek kadar iyi gelen bir şey yok. Bu bende kesinlikle çalışıyor. :) Eğer hiç çalışasım yoksa ve yetiştirmem gereken acil bir işim de yoksa kendimi zorlamıyorum, ara veriyorum. Kitap okumak beni karamsar ruh halinden anında uzaklaştıran başka bir araç.

Özetle; freelancerlık ve diğer iş girişimlerim sürecinde zaman zaman inanılmaz zorlandım. “Olmuyor yapamıyorum” döngüsüne girdim. Ancak denemeye devam edecek gücü bir şekilde buldum hep yakınlarımın da desteğiyle. Bu süreçte öğrendiğim güzel bir felsefe “Zafer değil sefer.” oldu. Çok fazla sonuç odaklı düşünüp hayal kırıklığına uğramaktansa, elimden gelenin en iyisini yapıp çalışmaya devam etmek bana çok iyi geldi. Tavsiye ediyorum. :)