Freelancerlık ile hayalimdeki projeleri finanse ediyorum

Freelancerlık ile hayalimdeki projeleri finanse ediyorum

Merhabalar ben Furkan, 1995 İstanbul doğumluyum. Marmara Üniversitesi Sosyoloji bölümü mezunuyum. Tüm profesyonel kariyerimi freelancer ve girişimci olarak geçirdim, daha önce hiçbir yerde çalışmadım. Ancak freelancer/girişmci olarak bir çok farklı alanda çalıştım, e-ticaret siteleri kurdum yönettim, web master olarak freelancer çalıştım ve hiçbir kurumsal eğitim almadan yazılım öğrendim. 2016 yılından bu yana evliyim ve şu anda (2021) iki oğlum var.

E-ticarete başlamam

Aslında tüm hikayem üniversite birinci sınıfta Sevin ile tanışmam ile başlıyor - kendisi şu anda eşim olur :) Sevin ile sevgili olmamız ve evlenme teklifi etmem arasında sadece on gün olmasından mütevellit, evlenmemiz için bir yerlerden para kazanmaya başlamamız gerekiyordu. Bu para kazanma serüvenimiz öyle bir yere işe gireyim çalışayım şeklinde olamazdı, çünkü okula devam edip bitirmem gerekiyordu - Sevin’in son senesiydi- . Biz de o dönem düşündük taşındık ve e-ticaret yapabileceğimize karar verdik. Çünkü fiziksel olarak bir yerde bulunmamız gerekmiyordu -tam doğru olmasada-  ve saatleri kendimize göre ayarlayabiliyorduk. Ancak burada çok önemli bir eksiğimiz vardı, paramız yoktu!

Bilmiyorum ama yaparım

İnsanı yaratıcı kılan durumlar genellikle gerçekten çaresiz/çözümsüz olduğu durumlardır, tüm freelancer kariyerimi başlatan olay da aslında bu çaresizlik/çözümsüzlük olmuş oldu. O dönemde e-ticaret sitelerinin uçuşa geçtiği, herkesin e-ticarete girmek istediği dönemler olduğu ve bunu karşılayacak yeterli kişi/firma olmadığı için ciddi ücretlere -en azından bizim için- site yaptırılabiliyordu. Ben de dedim ki ben bu işi çözerim! Çok uzun zaman kullandığımız ve hala kullanmaya devam ettiğimiz  “Bilmiyorum ama yaparım” mottosunun ilk kullanılışı bu zaman olsa gerek.

Yaklaşık 3 ay gece-gündüz, okulda-evde-kafede, kafayı yemişçesine araştırma yapıp anlamaya çalışıyordum. İngilizce’nin hayatımdaki en önemli katkılarından birisi o dönemde edindiğim temel bilgilere ulaşmamı sağlamasıdır çünkü o dönemde şu anki kadar bile Türkçe içerik yoktu ve eğer İngilizce bilmiyor olsaydım işim en az 3-4 kat daha zor olacaktı. Bir gün günün sonunda artık edindiğim bilgiler dolmaya başladı ve sanki bir düğmeye basıldı, tüm sistemleri kafamda canlandırabilmeye başladım. Hemen en hızlı şekilde sitemizi hazırladık, bu sırada eşim de hammaddesini aldığımız ürünlerin üretimini gerçekleştiriyordu ve Instagram hesabımızı yönetiyordu.

Şirketimizi kurup e-ticarete başladık ve her şey çok güzel gidiyordu. Bu işin yolunda gidiyor olması ve hazırladığım bir sistemin çalışıyor olmasının verdiği motivasyon ile kendi kendime ‘ben bu işi neden başkalarına yapmıyorum?’ dedim. Hemen bunu nasıl yapabileceğimi araştırmaya başladım, ardından karşıma bir çok freelancer platformu çıktı.

Nasıl başladı bu Freelancerlık?

Türkiye’deki en meşhur olan platforma giriş yaptım - Bionluk - ve ilanlarımı oluşturdum. E-ticaret sitelerinin yanında, kurumsal websiteleri de yapmaya başladım ve hatta hemen o dönemde ufak çaplı bir dijital girişim deneyimim bile oldu -bir içerik sitesiydi ve içerik üretmek sistemi kurmaktan daha zor geldi. Tüm bunları deneyimlerken bir yandan da bionluk üzerinden de işler gelmeye başladı, benim için o zaman çok iyi gelse dahi ciddi manada çok ucuz ücretlere çalıştım.

Temel odak noktam para değildi aslında bu işlerde. O dönemde asıl parayı e-ticaret üzerinden kazanıyorduk ve geçimimizi oradan sağlıyorduk. Tabii ki atlamadan şunu eklemeliyim tüm bu işlere girişmekteki amacımız evlenmekti ve görev başarıyla tamamlandı. RengaLux’u kurduktan 6 ay sonra Sevin ile evlenmiştik.

Tekrar freelance kariyerime dönecek olursak, bu dönemde aldığım işlerde her defasında yeni bir şey öğreniyordum. Bu bazen teknik bir şey, bazen müşteri iletişimi ile ilgili şeyler ve bazense pazarlama deneyimi oluyordu. Bir yandan da çevremdeki insanlar tarafından da işler gelmeye başlamıştı, çünkü o dönem için çok garip bir şey yapıyorduk. Şu anda çok alışık olunan evden çalışma ya da freelancer çalışma gibi kavramlar toplumun genelinde kabul gören işler değildi. Ancak biz bu şekilde yaşıyorduk ve insanlar için bir bilinmezliği simgeliyorduk. Zaman içerisinde çevremizdeki insanlar ne yaptığımızı anladıklarında kendileri de denemek istiyordu ve doğal olarak bu da bana freelance işler olarak dönüyordu.

Network

Network meselesinin ne kadar önemli olduğunu o zaman anlamaya başladım ve yıllar içerisinde de birinci odağım haline gelen şey network oldu. Siz mükemmel kalitede işler çıkartsanız bile eğer ki bunu sunabileceğiniz bir network yoksa, bunu anlatacak iletişim yeteneklerinizi geliştirmediyseniz çok düşük ücretlere çalışmak durumunda kalabilirsiniz. Bunu fark etmem biraz zaman aldı tabii ki, o zaman 21 yaşındaydım ve hiç bilmediğim bir alanda gece gündüz yeni şeyler öğrenerek, yeni nesil bir çalışma biçiminin kurallarını anlamaya çalışarak günlerim geçiyordum. Şu anda Zekeriya’nın yaptığı çalışmalar gibi yol gösterici örneklerin olmayışı bir şeyleri daha geç fark etmeye sebep oluyor, yeri gelmişken bu çalışmalarından ötürü Zekeriya’ya tekrardan teşekkür ederim.

Ajansa evrilme çabam

2016-2017 senesi bu şekilde yeni tecrübeler ile devam ediyordu. Ben de şahsi freelancer hesabını bırakıp ajans hesabı olarak çalışmaya başladım. Ancak bugünden bakınca biraz hatalı davrandığımı düşünüyorum, çünkü freelancer olarak en önemli şey adınız ve ben bunu geriye çekerek SvN Tasarım markasını ön plana çıkartmaya başladım. Belki de biraz sahnede olmak istememekten kaynaklanmış olabilir bu durum. Bir ajansa dönüşmeye çalışmak sizi daha farklı bir konuma sokmuş oluyor, kendinizi geri plana almış oluyorsunuz ve psikolojik olarak daha rahat hissediyorsunuz. Eğer bugün olsa sadece kendi adım ile çalışarak devam ederdim. Uzun vadeli sonuçları açısından daha olumlu etki edeceğine eminim.

Çok yönlülüğün önemi

2017-2018 arasında e-ticaret işlerimiz büyümeye devam ediyordu, her geçen gün çıkan sipariş sayısı artıyordu. Hatta bazı özel günlerden önce yetişmek imkansız hale geliyordu. Bu dönemde Google Ads, Facebook Ads ve SEO alanlarında zorunlu olarak çalışmış oldum. Aynı zamanda reklam görseli hazırlama, video edit gibi işleri de çoğunlukla benim yapmam gerekiyordu, çünkü eşim siparişlerin hızına ancak yetişebiliyordu. Bu dönemde edindiğim tecrübeler, çok yönlülüğümü beslemeye devam etti ve bir müşteri ile konuşurken onun neler istediğini/beklediğini anlamamı kolaylaştırdı.

Yine aynı dönemde kardeşim Erkam ile birlikte kitap e-ticaret işi yapmaya başladık. Bir dönem çok güzel kazanç elde ettik, ancak bu işin sermaye ihtiyacı takı/aksesuar işinden çok daha fazla olduğu kanısına varıp kâr etmiş şekilde bıraktık.

Artık deneyimli bir freelancerım

2017 senesinde freelance olarak çalışma kültürüm biraz daha oturmuştu. Platform dışı aldığım işlerde işin yarı ödemesini işin başında alıp, iş tesliminde kalan kısmını almayı bir prensip haline getirmiştim. Çevremden iş alırken para isteme konusunda hiç sorun yaşamadım, yaptığım işin ne kadar önemli ve değerli olduğunun farkına varmıştım. O zamanlar self-promotion yapma konusunda çok başarılı değildim, daha doğrusu zaten kulaktan kulağa yayılır bir ihtiyacı olan gelir gibi düşünüyordum. Ancak bu çok büyük bir yanlıştı. Freelancer olabilmek, kendini ne kadar pazarlayabildiğin ile ilgili bir durumdu aslında ve yapılması gereken şey tüm sosyal medya platformlarını aktif şekilde kullanarak çevrendeki insanlara bu işi ne kadar iyi yaptığını göstermekti. Bunu yapmaya 2018 yılının sonuna kadar başlamadım, hatta yakın bir arkadaşımın ‘Ya sen ne iş yapıyordun?’ sorusunu sorması bende şok etkisi yaratmıştı. Çünkü en yakına arkadaşlarım dahi ne iş yaptığımı bilmiyorsa sorun gerçekten büyük bir sorundu. Bu sorunu aşmak için yaptığım çalışmaları bir portfolyoya çevirdim, websitemi yeniledim ve tüm sosyal medya hesaplarımı -ki çoğu yoktu, kullanmıyordum- tamamen buna odaklı hale getirdim. İlk başlarda sosyal medyada bu tarz paylaşımlar yapmak, iş hakkında yazılar yazmak biraz garip geliyordu ancak zaman içerisinde yaptığım bu çalışmaların sonucunu görerek doğru yolda olduğumu anladım.

Finansal problemler

2018 yılında e-ticarette zirveyi ve dibi bir arada gördük. Dolar kurundaki ani hareketlerin sonucu olarak ham madesini Dolar ile alıp ürünü ortaya çıkartıp Türk lirası ile satış yaptığımız RengaLux’te farkında olmadan batıyorduk. Cirosal olarak en büyük satışlarımızı yapmamıza rağmen ciddi maliyet artışını kaldıramayacak duruma geldik. Bu süreç ile birlikte aslında meselenin sadece para kazanmak değil, bu parayı verimli ve sürdürülebilir şekilde kazanmanın önemini çok iyi anladım. Ayrıca doviz ile kazanmanın neden önemli olduğu, Türkiye içinde yaşanabilecek olumsuzluklardan nasıl korunmam gerektiği gibi bir çok finansal deneyimi elde etmiş oldum.

Yazılımım önemini kavradım

Bu dalgalanmalı süreç içerisinde, yaptığım ve yapabileceğimi düşündüğüm yegane katma değerli işin yazılım olduğuna emin oldum. Freelancer olarak zaten devam ettiğim web tasarımı işlerimde derinleşmeye odaklandım. Bu süre zarfında Kemal ile birlikte hayvanlar için sosyal medya geliştirmek gibi bir girişimimiz oldu, hazır scriptler kullanarak Patileme isimli bir sosyal medya geliştirdik. Kısa zamanda güzel etkileşim kazandık ancak yazılımda yeterli olmamaktan kaynaklı olarak istediğimiz geliştirmeleri yapamıyorduk. Bir kaç tane farklı yazılımcı ortak almaya çalıştık ancak sonuca bağlanamadı. Patileme hızlı bir yükseliş ve ardından kapanışına giden süreci boyunca bize yazılımda ilerlemenin ne kadar önemli olduğunu göstermiş oldu.

Yazılımda Derinleşme

RengaLux’un o dönem zarar ediyor olsak dahi iyi bir hacmi olduğu için bana ufak bir zamansal fırsat yarattı. İlk öğrenme dönemime çok yakın bir deneyimi çok yoğun bir şekilde yaşadım. Bir ay boyunca günde 16 saat odaklanmış şekilde yazılım bilgimi derinleştirmeye, sıfırdan yapabileceklerimi anlamaya ve kurs takip ederek sıfırdan bir şeylerin nasıl yapılabildiğini öğrenmeye odaklandım. Bazı dönemlerde bu değişim sürecini yaşarken oldukça yoğun emek vermek gerektiğini daha önce deneyimlediğim için, hedefe odaklanmış bir şekilde sıfırdan yazılım yapmanın ne demek olduğunu anlamak ve bununla kazanç elde etmeye doğru koşuyordum. Bunu yaparken de öğrendiğim her yeni bilgiyi ve yaptıklarımı Kemal ile dakikalarca süren konuşmalarla anlatıyor, yakın bir gelecekte bu öğrendiklerim ile neler yapabileceğimizi konuşuyorduk.

Pratik sonuca ulaşmayacak her şey israf gibi gelir

Bir ayın sonunda artık sıfırdan bir yapının nasıl kurulabileceğini ve tüm bu yazılım ekosisteminin nasıl çalıştığını az çok anlayabilecek kıvama gelmiştim. Ancak benim için her zaman birinci öncelik pratik sonuçtur. Pratik sonuca ulaşmayacak herhangi bir şey yapmak israf gibi gelir. O yüzden bir başka girişim deneyimimizin hikayesi de burada geçmekte. Öğrendiğim ilk bilgiler ile pet otellerin bookingi PetWawa’yı kodlamaya başladım, zaten daha önce Kemal ile projelendirdiğimiz için neyi nasıl yapacağımız az çok belliydi. Tamamen sıfırdan bir şey inşaa etmek benim için inanılmaz bir deneyim oluyordu, ve ihtimaller havuzumuzun genişlediğini -artık başka birisine ihtiyaç duymayacağımızı- görmek de bizi ayrıca heyecanlandırıyordu. Yine gece-gündüz sadece uyku ve yemeğe vakit ayırarak yaklaşık 16 günde sistemi kodlamayı bitirdim. Ben kodluyordum, Kemal kullanıcı olarak denemeler yapıyordu. Heyecanla projenin yazılım tarafını bitirdik ve içeriye pet otel sahiplerini almak için yola koyulduk. E-ticaret geçmişimden kaynaklı bir çok temel araç hakkında bilgim vardı, buralardan anahtar kelime analizler, kişi/firma listeleri, mail şablonları vb. bir çok farklı araç ile insanlara ulaşmaya başladık. Pet otel sahiplerini aradık, gittik görüştük anlattık konuştuk ancak bir şeyleri yanlış yaptığımızı o zaman için anlayamadık. Proje yavaş yavaş yük haline gelmeye başladı, çünkü içeriye bir-iki oteli ancak onboard edebilmiştik ve onlar da ilan oluşturmak istemiyorlardı.E-postalardan kontrol ettiğim kadarıyla 2021 Mart ayına kadar sistem açıktı ancak bize kattığı -pazarlamanın önemi ile ilgili- çok değerli tecrübeleri bir yana koyarsak portfolyomuzda duran bir site olmaktan öteye gidemedi.

Daha anlatmadığım en az 3-4 tane daha girişimimiz ya da yan projemiz oldu ancak bunların detaylarına bu yazıda girmesem çok daha iyi olacak sanırım :) Bu deneyimleri yaşarken her zaman Freelance çalışmaya devam ettim. Bir yandan projeler yaparken bir yandan kurumsal websiteleri ve e-ticaret sistemleri kuruyordum. Türkiye’deki bazı ajanslara freelancer olarak hizmet veriyordum. Ancak her zaman hayal ettiğim şey bu işi yurtdışına yapabilmekti.

Yurtdışına freelance hizmet vermek

Kemal ile yazılım hizmeti için ilk birlikte çalışmamız ise Fiverr üzerinden aldığımız $50’lık bir UI geliştirme işiydi. Öyle ki işi yapmak için en az 4-5 defa buluşmamız gerekmişti ve harcadığımız para kazandığımız parayı karşılamıyordu. Ama her zamanki kalite takıntımızdan kaynaklı olarak harika bir yorum almamızı sağlamıştı bu iş. Hem de mobil uygulama geliştirme ile bağlantılı ilk işimizdi.

Ardından biz Kemal’in de akademik kariyerden vazgeçmesi ile birlikte Türkiye’de bu yazılım ajansı işini yapmak için yola koyulduk. Hatta bir gün insert hazırlayıp kapı kapı gezerek avukatlık bürolarına websitesi satmaya çalıştık, ve o gün ilk doğrudan satışımızı yaptık. İşi ve ödemeyi alıp heyecanla bir kafeye gittik ve iş ile ilgili önemli parçaları bitirip Kemal ile bu işi nasıl büyütebileceğimizi düşünmeye ve bunu nasıl sürdürülebilir hale getireceğimizi konuştuk planlar yaptık ve aradan yaklaşık bir hafta geçti ve Türkiye’de ilk coronavirus vakası çıktı. O vakanın çıktığı haberini aldığımızda da yine Kemal ile birlikte farklı bir uygulama fikrimiz için projelendirme yapıyorduk. (Devamı Gelecek...)

Twitter | LinkedIn

Muhammed Furkan Y.
Upwork Freelancer Muhammed Furkan Y. is here to help: Flutter Expert | Full-Stack Developer | Software Project Consultant
Home | Etrexio